🔒 Bölüm 110 Merhamet [5]

Bölüm 110: Merhamet [5] “Urkh…!” Azriel'in vücudunda keskin, yakıcı bir acı patladı. Kendini soğuk taş duvara yaslanmış buldu, sanki ciğerlerinden hava emilmiş gibi tüm kasları kaskatı kesilmişti. Kalbi sıkıştı. Acı, gözlerini kör eden bir yangın gibi yayıldı. Yere yığıldı, vücudu şiddetli bir şekilde titriyordu. “Eukh!” Ağzından kan fışkırdı, altındaki taşı boyadı, gözleri kan çanağına döndü, genişledi ve hiçbir şey görmez hale geldi. “Azriel!?” “Ne oluyor!?” Birkaç saniye önce donmuş gibi duran Vergil ve Celestina, birden harekete geçerek onun yanına koştular. Azriel'in yüzü ölümcül bir solgunluğa bürünmüştü, cildi hayalet gibi, tüm yaşamı çekilmişti. Vücudu yere sertçe çarptı, kasları kontrolsüz bir şekilde kasılırken, yere çarpma sesi yankılandı. Azriel'in zihni, içinden geçen dayanılmaz acı ile dolmuştu. Düşünemiyordu. Sadece dayanabilirdi. Dişlerini sıkarak, dikkatini içini yiyip bitiren yakıcı, amansız acıya odakladı. “Azriel! Ne oluyor!?” Celestina diz çöktü. “Onu yan çevirin! Hemen!” Vergil Azriel'i yakaladı ve yan çevirerek titremeyen vücudunu sabitlemeye çalıştı. Azriel'in gözleri çılgınca hareket ederek Vergil'in gözlerine kilitlendi. Titrek eli Vergil'in koluna yapıştı ve son gücünü kullanarak sıktı. Vergil donakaldı, sanki söylenmemiş bir şeyi anlamış gibi gözleri fal taşı gibi açıldı. Tereddüt etmeden, Vergil elini Azriel'in başına koydu, çenesini sıkıca kapattı. Azriel'i ani bir soğuk dalga sardı, içindeki ateşi söndürdü. Bilinçleri titredi, görüşü…

0 Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

Okuma Ayarları

16px