🔒 Bölüm 476

Bölüm 476 Huuu-! Kurak bir rüzgar ovayı yarıp geçiyordu. Et ve kan parçaları dört bir yana saçılmış, kırık dökük ekipmanlar her yere dağılmıştı. Korkunç savaş meydanının tam ortasında, kahverengi cübbeli bir Elf kadın yere diz çökmüş, kendi kendine mırıldanıyordu. "Affetmeyeceğim, affetmeyeceğim, affetmeyeceğim." Şap- şap- Bembeyaz zırhlar ve cübbeler giymiş kişiler o Elf kadına doğru yaklaştı. "Ortalığı epey süslemişsin." En öndeki büyücü sakalını sıvazlayarak konuştu. "Demir Kan Büyücüsü Tiar siz misiniz?" Babacan bir izlenim veren yaşlı büyücünün sorusuna Elf kadın, Tiar, dönüp bakmadı bile. "Sessizliği evet olarak kabul ediyorum. Fakat hayret. Bu gerçekten ilginç bir durum." Yaşlı büyücü şaşırmış gibi güldü. "Demir Kan Büyücüsü 1000 yıl önceki bir kahraman. Ama aniden şimdiki dünyada ortaya çıkıyor." Onun bu alaycı sözlerine rağmen Tiar başını tutarak mırıldanmaya devam etti. "Ah, Demir Kan Büyücüsü'nün bizzat kendisi olmadığınızı söylemiyorum." Yaşlı büyücünün sözlerine yanında duran şövalye başını sallayarak onay verdi. "Çünkü şimdiki çağ; Yiğit Ar-on, Yıldız Kümesi Atası Luna ve Kuyruklu Yıldız Büyücüsü Seirun'un yeniden doğduğu çağdır." O anda. Boş gözlerle aynı şeyleri sayıklayan Tiar'ın hareketleri aniden durdu. "Ne... dedin?" Dehşete düşmüş bir yüzle Tiar şövalyeye baktı. "Yalan. İmkansız. Onlar... Onlar asla böyle olamaz... Onlar benimle aynı olamaz... Benim gibi... çirkin olamazlar..." Bozuk bir oyuncak bebek gibi yeniden söylenmeye başlayan Tiar'a bakan,…

0 Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

Okuma Ayarları

16px