🔒 Bölüm 48 – Git başımdan, sen bir baş belasısın (3)

Bölüm 48 - Git başımdan, sen bir baş belasısın (3) Gökyüzü açıktı ve havada hoş ve serin bir esinti vardı. O kadar güzel bir gündü ki bana dünkü çatışmaları unutturdu. Sabahın erken saatleriydi, temiz havayı içime çekmenin rahatlığını hissediyordum. Restoranın ön bahçesini süpürüyordum. Düşüncelerimi temizlemek için bundan daha iyi bir görev olamazdı. Kirli karı ve altına gömülmüş sigara izmaritlerini bir kenara iterken, zihnimde dönüp duran düşünceleri de bir kenara ittim. Her iki tarafın da arkasındaki nedenleri anladığım için dünkü olaylar karmaşıktı. Song Soo-yeon'un neden kızgın olduğunu ve Solace'ın neden incinmiş hissettiğini anladım. Song Soo-yeon benden özür dileyerek olayları yatıştırmış olsa da, bu her şeyin çözüldüğü anlamına gelmiyordu. Her şeyin gerçekten huzura kavuşması için Solace ile barışması gerekiyor. Ama yine de onu zorlayamazdım. Soo-yeon'un kahramanlara karşı nefreti düşündüğümden daha derinmiş. Bunun nedeni çocukluğunda kahramanlarla yaşadığı bazı tatsız anılar, köklü yaralar olmalı. Muhtemelen regresyondan önceki hayatında kötü adam olmasının sebebi de buydu. Yine de düşüncelerim değişmedi. Solace'tan etkilenmiş olmam tüm kötülerin benim gibi yaşaması gerektiği anlamına gelmiyor. Kendi standartlarımı başkalarına dayatmaya niyetim yok. ...Ancak, umarım Soo-yeon bu yolda devam etmez. Onun tekrar kötü adam olduğunu görmeye dayanamıyorum. Belki de ona olan sevgim arttığı içindir. Umarım benim pişman olduğum yola girmez. Eğer o bir kötü adam olursa, bu…

0 Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

Okuma Ayarları

16px